Küresel Vergi Sisteminde Dönüm Noktası

07 Ocak 2026 Çarşamba

OECD bünyesinde yürütülen ve çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesini yeniden dizayn etmeyi amaçlayan müzakerelerde sona gelindi. Uluslararası toplum, küresel asgari vergi paketinin uygulanması konusunda mutabakata vardı. Peki, bu anlaşma gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye için ne anlama geliyor?

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel vergi kurallarını modernize etmek amacıyla 140'tan fazla ülkenin dahil olduğu müzakerelerde "ileriye dönük yol haritası" üzerinde anlaşmaya varıldığını duyurdu. "Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı" (BEPS) projesi kapsamında geliştirilen İki Sütunlu Çözüm’de (Two-Pillar Solution) sağlanan bu uzlaşı, uluslararası vergi mimarisinde son yüz yılın en köklü değişikliği olarak nitelendiriliyor.

Aralık 2025 itibarıyla duyurulan pakete göre; dev teknoloji şirketlerinin vergilendirilmesi ve vergi cennetlerinin etkisinin kırılması hedefleniyor.

Anlaşmanın Temel Sac Ayakları

OECD/G20 Kapsayıcı Çerçevesi tarafından onaylanan paket, temelde iki ana başlıktan oluşuyor:

  1. Piyasa Ülkelerine Vergi Hakkı (Birinci Sütun): Yıllık cirosu 20 milyar Euro'nun üzerinde olan ve %10'dan fazla kârlılığa sahip çok uluslu dev şirketlerin (Google, Apple, Meta vb.) kârlarının bir kısmının, fiziksel olarak bulunmasalar dahi satış yaptıkları ülkelere (piyasa ülkeleri) aktarılmasını öngörüyor.

  2. Küresel Asgari Kurumlar Vergisi (İkinci Sütun): Yıllık cirosu 750 milyon Euro'yu aşan çok uluslu şirketlerin, faaliyet gösterdikleri her ülkede en az %15 oranında efektif vergiye tabi tutulması garanti altına alınıyor. Şirket bir ülkede bu oranın altında vergi öderse, şirketin merkezinin bulunduğu ülke aradaki farkı "tamamlama vergisi" olarak tahsil edebilecek.

Dijital Hizmet Vergileri Kaldırılıyor mu?

Anlaşmanın en tartışmalı boyutlarından biri olan "Tek Taraflı Önlemler" konusunda da uzlaşı sağlandığı belirtiliyor. Buna göre, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülkenin uyguladığı Dijital Hizmet Vergisi (DHV) gibi ulusal vergilerin, yeni sistemin tam olarak yürürlüğe girmesiyle birlikte kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor.

 

Küresel asgari vergi anlaşması, kağıt üzerinde "vergi cennetlerini bitirme" ve "şirketlerin adil vergi ödemesi" gibi olumlu hedefler taşısa da, uygulamanın detayları gelişmekte olan ülkeler açısından soru işaretleri barındırıyor.

  • Gelir Dağılımı Sorunu: Birinci Sütun kapsamında yeniden dağıtılacak kâr miktarının sınırlı olması ve İkinci Sütun'daki ek vergi gelirlerinin büyük kısmının, şirket merkezlerinin bulunduğu gelişmiş ülkelere (G7 ülkeleri) akma ihtimali, küresel gelir adaletsizliğini derinleştirebilir.

  • Egemenlik Tartışması: Gelişmekte olan ülkelerin, kendi yatırım teşviklerini belirleme ve vergi politikalarını oluşturma konusundaki egemenlik haklarının, bu küresel standartlarla sınırlandırılması riski bulunmaktadır.

  • Türkiye Açısından Durum: Türkiye'nin cari açığının finansmanı ve vergi gelirlerinin çeşitlendirilmesi açısından kritik olan Dijital Hizmet Vergisi'nden vazgeçilmesinin, yeni sistemden elde edilecek gelirle ne kadar ikame edilebileceği dikkatle izlenmelidir.

Uluslararası sistemin "kuralları koyan" merkez ülkeleri ile "kurallara uyması beklenen" çevre ülkeleri arasındaki bu yeni finansal mutabakat, önümüzdeki yıllarda küresel ekonominin en sıcak gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.

Kaynak: 
https://www.oecd.org/en/about/news/press-releases/2025/12/international-community-agrees-way-forward-on-global-minimum-tax-package.html